İnsanlar, beni çok yoruyorsunuz...

İnsanlar, beni çok yoruyorsunuz...

İnsanlar, beni çok yoruyorsunuz... 

Lafa gelince herkes birlik olmaktan, dayanışmadan, örgütlenmekten söz ediyor. Herkes Nazım'ın "bir orman gibi kardeşçesisne"sini diline pelesenk etmiş. Herkes hoşgörülü ve anlayışlı olmanın gerekliliğini kabul ediyor. Ama kimse bunları yaşamının gerçek kılavuzları haline getirmiyor.

Ne kadar kaçsam da, kendimi, birilerinin başka birilerini kötülemesini, aşağılamasını, hor görmesini dinlerken buluyor olmaktan çok yorgunum artık. Üstelik, o birileri ile başka birileri kağıt üzerinde bakıldığında aynı davanın adamları. Yani ideolojik olarak, dünya görüşü olarak, inanç olarak veya her ne ise o açıdan birbirlerine o kadar benziyorlar ki. Sazı eline alan ilkelerini, kendisinin hiç yanlış yapmadığını ve ötekinin yaptığı kötülükleri büyük bir hararetle anlatıyor. Öbürü hiç ondan aşağı kalır mı? Niye kalsın? Çünkü kesinlikle ilkeli ve doğru olan kendisi. Cevaben bir üst perdeye çıkmazsa insanlığına halel gelir. Bu kez o alıyor sazı eline.

Çok yorgunum. Uykularım kaçıyor. Umudum tükeniyor.

Söylemek zorundayım. Aslında ötekineymiş gibi kustuğunuz öfke kendinize. Kendi kusurlarınızın farkındasınız ama bunu açık yüreklilikle dile getirme cesaretiniz yok. O nedenle ötekine öfke kusarak kendinizi rahatlatıyorsunuz. 

Ve aslında sevmediğiniz kişi kendinizsiniz. Kendinizi sevmeyi öğrenirseniz ötekini de sevmeye başlayacaksınız. Çünkü kendi kusurlarınız ne kadar insanca ise ötekinin kusurları da öyle. 

On binlerce yıllık insanlık kültürü özümüzdeki temiz çekirdeğin üzerine tabaka tabaka kara katmanlar sarmış. Enerjimizi başkalarına öfke kusmak yerine kendi çekirdeğimizin üzerindeki bu katmanları kaldırıp atmaya harcarsak inanın her şey daha güzel olacak. Çünkü o zaman hem kendimizi hem de ötekini daha çok sevmeyi öğreneceğiz

Bu yazıyı okuyup da "ne yani, herkesi, örneğin beş yaşındaki çocuğa tecavüz edeni de mi seveceğiz?" diye düşünen olabilir. Böyle düşünenler belli ki ne demeye çalıştığımı hiç anlamamış. Ama ben onları da çok seviyorum. Çünkü kendim kusursuz bir insan olmadığımın farkındayım. Çünkü kusurlarımı, çekirdeğimin üzerindeki kara katmanları sürekli kaldırıp atmaya çalışıyorum. Çünkü başkasını değil kendimi düzeltmeye çalıştıkça etrafımdaki her şey düzelecek ve güzelleşecektir.

Nazım ile açtık Livaneli ile kapatalım: "Dünyayı güzellik kurtaracak, bir insanı sevmekle başlayacak her şey."

Cihan Erdönmez, 08.12.2019